Müzik Kutusu

24 Kasım 2014 Pazartesi

Gönül Penceresi - 3.Bölüm Part 1

Doğum Gününe Özel Part xD 

3.Bölüm

“Yaz tahtaya bir daha
 Tut defteri kitabı
 Sarı çizmeli Mehmet Ağa,
 Bir gün öder hesabı”

Dışarıdan gelen bu sesi duyan Rukiye şaşkınlıkla balkona çıktı. Bahçe duvarının hemen dibinde peşini bir türlü bırakmayan Kang Se Chan, elinde orguyla bu şarkıyı söylüyordu.

“Yine mi sen? Anlamıyor musun sevmiyorum seni. Nerden buldun ayrıca bu şarkıyı merak ediyorum”

“Evet yine ben. Bana evet diyene kadar bırakmam peşini. Sen bir gün okuldayken sınıf kapısından dersi dinliyordum. Bu şarkıyı öğretmeye çalıştığını gördüm. Ben de öğrendim bu yüzden. Nasıl, güzel çalıyor muyum? :zipir: ”

“Hem de çook. Dalga mı geçiyorsun benle yaa. Yok mu başka işin gücün? Etrafı bari rahatsız etme.”

“Ne dalgası, seviyorum işte seni, niye anlamak istemiyorsun. Hem benden iyisini mi bulacaksın. Fazla naz âşık usandırır söylim”

“Çattık belaya iyi mi? Hemen git buradan yoksa polis çağırcam”

“Tamam, şimdilik gidiyorum. Cevabını, olumlu cevabını beklediğimi unutma yeter” deyip göz kırparak ordan ayrıldı Kang Se Chan.

“Nasıl sardım başıma bu belayı bilmem. Tek yaptığım diğer öğretmenlere olduğu gibi ona da bi merhaba demekti oysa. Çekiyorum ben biliyorum ama sen kurtar Allah ım beni”

Söylene söylene içeri girdi. 

Kai de uzaktan olanlara şahit olmuştu. Dün gördüğü kızın o eve girdiğini görmüştü. Nerdeyse çarpacağı kızın bahsettiği hayranı olduğunu anlamıştı. Kendisinin de anlamadığı bi biçimde tanışmak istemişti. Tam eve yaklaşmışken daha önce duymadığı bir dilde şarkı söyleyen Se Chan ı görünce arabasında beklemiş ve olanlara şahit olmuştu. “Şimdilik geri dönmek en iyisi” diyerek arabadan inmeden gerisin geriye döndü evine…

“Gülsüm yaa nasıl kurtulcam ben bu adamdan. Bi fikir ver delircem yoksa”

“Bilmiyorum tatlım yaa daha önce böyle bir şey yaşamadım ki. Ama dizilerde filmlerde olur ya, kızın başka bi sevdiği olur, öyle vazgeçmek zorunda kalırlar. Vazgeçene kadar da yapmadıklarını bırakmazlar gerçi. Taşınalım desem okulun var, meslektaşsınız sonuçta. İşin gerçekten zor yaa, Allah yardımcın olsun”

“Sağol yaa iyi moral verdin. Ama dediğin olabilir, bir sevdiğim var derim. Yalan da değil hani. Hayranlık seviyesinde olsa da o da sevgidir sonuçta di mi?”

“Evet öyle ama…”

“Biliyorum işe yaramayabilir ama yine de denemeye değer”

“Sen bilirsin dostum. Elimden geleni yapmaya hazırım senin için.”


“Biliyorum. Sağolasın canım”

En Sevdiğin Şarkıyı Armağan Ediyorum xD

Sendeki cesaret bende olsa
Korkmaz mısın aşk bir uçsa
Ölmez misin kalp bir dursa
Bilerek beni kaybettin
Dönmüyorum sana her ne olsa
Baştan sona her yarışta
Bir galip olur bir de asla kazanamayan birileri
Tabi tabi kim seviyor belli
Sana akıl daha yeni mi geldi
Sözlerine koyup attığın o taşlar
Kafama değil bak nereme geldi
Tabi tabi kim ölüyor belli
Sana akıl daha yeni mi geldi
Sözlerine koyup attığın o taşlar
Yanıma değil başka yere geldi
Sana diyorum ben he yo he yo
Senin bu aşkın uzayıp gidiyor
Ayrılırken lütfen sen de bir şey deme
Kurtulmuş olalım böylelikle
Sana yazıkta, bana değil mi?
Kaçıp giden hiç geri gelir mi?
Duydun işte sen her şeyi
Kalbim sana atmıyor, suç benim mi?
Tabi tabi kim seviyor belli
Sana akıl daha yeni mi geldi
Sözlerine koyup attığın o taşlar
Kafama değil bak nereme geldi
Tabi tabi kim ölüyor belli
Sana akıl daha yeni mi geldi?
Sözlerine koyup attığın o taşlar
Yanıma değil başka yere geldi
Yine mi çalıyor daha yeni kapadığım
Senin giremediğin kapı dum dum
Seni duydum, kesin oydun
Telefonunu da açmıyorum zor durum
Sana yazıkta, bana değil mi?
Kaçıp giden hiç geri gelir mi?
Duydun işte sen her şeyi
Kalbim sana atmıyor, suç benim mi?
Tabi tabi kim seviyor belli
Sana akıl daha yeni mi geldi
Sözlerine koyup attığın o taşlar
Kafama değil bak nereme geldi
Tabi tabi kim ölüyor belli
Sana akıl daha yeni mi geldi
Sözlerine koyup attığın o taşlar
Yanıma değil başka yere geldi
Tabi tabi kim seviyor belli
Sana akıl daha yeni mi geldi
Sözlerine koyup attığın o taşlar
Kafama değil bak nereme geldi
Tabi tabi kim ölüyor belli
Sana akıl daha yeni mi geldi
Sözlerine koyup attığın o taşlar
Yanıma değil başka yere geldi
Tabi tabi..

(Ölüyorum galibaa xD Ne mükemmel sözleri var xD )

Balım'a

Senin için hiçbir şey yapamadım balım. Bunun için çok üzülüyorum ama biliyorsun yoğunluğumuzu sen :( en azından daha önce yapılmış olsa da bir daha senin için yapayım dedim bu bloğu. Annemler çok oyaladılar beni zaman bulduğumda hazırlıkları tamamlayamadım ama gün içinde ekleyeceğim şeyler var buraya bil istedim :) Yeni yaşın hayırlı olsun balım, nice mutlu huzurlu senelere inşallah beraberce ^^

Gönül Penceresi

1.Bölüm

“Yayalar için kırmızı ışık yanıyor görmüyor musun? Az kalsın çarpıyordum” diye bağırdı son model arabasından inen adam. Korkudan bir müddet sessizce durup bekleyen kızdan cevap bekliyordu. Çevreden kızı yatıştırmaya çalışan acummlar adama çıkıştı;

“Görmüyor musun nasıl korkmuş, bir de sen üstüne gidiyorsun”

“Hah suçlu ben oldum öyle mi? Az kalsın çarpıyordum. Ölseydi ne olacaktı?”

“Ölmedi ya, sen ona bak. Kızım al şu suyu, bi kendine gel”

Arabayı kenara çeken adam, kızın kendine gelmesini bekliyordu hesap sormak için. Bunu neden yaptığı hakkında bir fikri yoktu açıkçası. Yapması gereken bir sürü iş vardı, basıp gitmek en mantıklısıydı. Ama kızın yüzünden çok korktuğu anlaşılıyordu ve ilginç bir şekilde, hayatını tehlikeye atarak nereye yetişmeye çalıştığını merak ediyordu.

Kız biraz sakinleştikten sonra, bir açıklama bekleyen adama döndü;

“Çok özür dilerim. Çok acildi işim, yolu boş sandım atladım” dedi mahcup bir şekilde.

“Ya frene basamasaydım zamanında? O zaman ne olacaktı? Canınızı tehlikeye atacak kadar önemli olan şeyi de merak ettim doğrusu” dedi kinayeli bir şekilde.

“Biliyorum, sizi de korkuttum. Nasıl desem, arkadaşımın bir köpeği var ve kendisi çalışıyor şu an. Bana emanet etmişti ama benim de bi işim çıktı. Dışarıda düşündüğümden fazla kaldım ve çıkarken yemek kabını doldurmadan çıktım. Bineceğim otobüsü kaçırınca hayvancağız daha sefil olmasın diye koşturuyordum”

Adam böyle bir cevap beklemiyordu. Kendisinin de üç köpeği vardı ve çok değerliydi onun için. (ne hayvan sevgisiymiş arkadaş :P ) Bir anda tavrı değişti;

“Anladım, cidden önemliymiş. Baştan bilseydim çıkışmazdım size, kusura bakmayın. İsterseniz sizi bırakayım gideceğiniz yere?”

Kız neye uğradığını şaşırdı bu tavır değişikliğinden dolayı.

“Yo-yok ben giderim, teşekkür ederim”

“Bırakayım ya, şimdilik acil bir işim yok. Hem siz dediniz daha fazla sefil olmasını istemiyorum diye. Böyle daha çabuk ulaşırsınız”

Kız daha fazla geç kalmak istemediğinden kabul etti teklifi. Adam kızı evine bıraktı. Arabadan indikten sonra kız;

“Çok teşekkür ederim, size de zahmet verdim böyle”

“Sizin için değil, bir canlının hayatı söz konusu olduğu için böyle yaptım. Yani teşekkür etmenize gerek yok. Bu arada sormazsam içimde kalacak. Buralı değilsiniz galiba? Zaten Korelilere de benzemiyorsunuz.”

“Evet doğru, buralı değilim. Çok olmadı buraya geleli. Niye sordunuz?”

“Beni tanımamanızdan belli de”

“Tanımam mı gerekiyordu? Ünlü biri misiniz yoksa?”

Adam ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıyordu Kore’de. Şaşırmış bir şekilde;

“Exo grubunu da bilmiyorsunuzdur o zaman. Ben Exo’dan Kai” dedi. Hemen sonra bu açıklamasına ne gerek olduğunu düşündü ama söylemişti bir kere.

Kız da bir müddet durdu, düşündü. Exo ismi bir şeyler çağrıştırmıştı. Neden sonra aklına geldi;

“Benim müzikle, gruplarla pek aram yoktur. Ama besteci bir arkadaşım, aynı zamanda köpeklerin sahibi olan arkadaşım bir keresinde bahsetmişti grubunuzdan, özellikle de Kai ismini hatırlıyorum. Hayranınızdı yanlış hatırlamıyorsam, grubunuz için beste yapmayı istiyordu hatta.”

“Anladım. Belki bir gün bizim için beste yapar, tanışmak isterim hayranımla” dedi ukala bir biçimde. Sonra; “Oldukça oyalandım, size iyi günler” deyip arabasına bindi. Arabayı tam çalıştıracağı sırada sokağın başında birini gördü. Bir anlık bakışla tüm dünyası değişmişti adeta…

2.Bölüm

“Sen bir taze haber gibi gelmiştin unutmadım
Her gelişin bir taze haberdi unutmadım
Aşktı alıp verilen altın bir vakitti yaşadığımız
Bir muştuyu algılamanın sürekli gerilimiydi, sanki unutmadım
Can oynanırdı evlerde yollarda meydanlarda
Can alınıp can verilirdi hiç unutmadım…”

“Neyi unutmadın bakalım?” deyip aralık kapıdan girdi Gülsüm. Onun içeriye girmesiyle elindeki kitabın arasına ayraç koyup oturması için koltuğa işaret etti Rukiye.

“Kitap okuyordum da, şiir çok hoşuma gitti, sesli okumaya başlamışım fark etmeden” deyip gülümsedi.

“Güzel bir şiire benziyordu duyduğum kadarıyla. Ben de okuyayım sen okuduktan sonra”

“Olur tabi. Ee nasılsın? Günün nasıl geçti? Seni görmeden odaya geçtim, çok yorgundum kusura bakma”

“Ne kusuru canım. Bugün atlattığım kazayı saymazsak iyiyim” dedi sakin bir şekilde Gülsüm.

“Kaza”  kelimesini duyunca gözleri kocaman açıldı.

“Ne-e-e, ne kazası? Neyden bahsediyorsun sen? Ve nasıl bu kadar sakin bir şekilde söylüyorsun? O.O”

“Sakin ol canım yaa, bir araba tam bana çarpacakken frene bastı tam zamanında. Benim dikkatsizliğim yüzünden tamamen”

“Niye dikkat etmezsin ki yaa. Aklım çıktı şurda iki dakkada. Verilmiş sadakan varmış yani desene. Bana olayı tam olarak anlatır mısın bir de, merakta kaldım”
Gülsüm en başından anlattı olayı. Köpeği yüzünden böyle bir kaza atlattığını duyunca çok üzüldü Rukiye.

“Köpeğim  10 dk daha bekleyebilirdi Gülsüm. Çok üzüldüm şimdi. Benim yüzümden hep”

“O nasıl laf şimdi, ne demek benim yüzümden? Diyorum ya benim dikkatsizliğimden diye. Onu bırak da asıl olayı demedim sana daha. Arabanın sahibinin kim olduğunu tahmin etmeye çalış bakalım”

“Arabanın sahibi çok mu önemli? Hey Allah ım, canının değerini bilmiyorsun resmen :S”

“Susmayacaksın anlaşılan. Söylüyorum o zaman tahmin almadan. Şu takip ettiğin grup Exo, onlar için beste yapmak istiyordun ya hani, işte onun bir üyesiydi. İsmi de Kai, hani şu hayranı olduğun”

Exo deyince arkasından ne gelecek diye merakla dinleyen Rukiye Kai ismiyle yeniden donakaldı. Böyle bir şey olabilir miydi? Arkadaşına nerdeyse çarpacak olan kişi, Kai olabilir miydi? Bu mümkün müydü?

Bir süre bir şey demeden durdu. Sessizliği yine Gülsüm bozdu.

“Dondun kaldın. Sevdiğini biliyordum da bu kadarını tahmin edemedim. Olayın şokunu atlatmış olsaydım telefon numarasını isterdim tüh. Vermeyecek olsa bile şansımı denerdim”

“Ne diyorsun yaa kaza atlatmışken bunu mu düşünüyorsun şimdi, kızıyorum artık. Evet, çok şaşırdım. İlginç bir tevafuk olmuş”

“O gittikten hemen sonra sen geldin eve. Belki arabasını görmüşsündür”

Rukiye şöyle bir düşündü. Son model bir araba gördüğünü hatırlıyordu.

“Aaa evet, bir araba bizim evin önünden geçiyordu sokağın başına geldiğimde. Camlar siyah olduğu için, içinde kim olduğunu görmedim. Benim yanımdan geçerken duraklar gibi olmuştu da ondan hatırladım. Demek Kai idi. O kadar yakınımdayken fark edemedim ya, nasip”

“Öyle tabi” dedikten sonra saatine baktı Gülsüm.

“Yemek yapmaya başlayalım mı? Akşama ancak yetişir. Fazla zaman da kalmadı zaten. Karnımızı doyurup işimize bakarız”

“Çok iyi olur aslında. Bugün öğrenciler beni yordu. Bir notayı bir türlü çıkaramadılar. Defalarca tekrar etmek zorunda kaldım”

“Ah canım yaa, öğretmenlik zor, ne yaparsın”

“Öyle tabi ama çok şükür sevdiğim mesleği yapıyorum”


Bu şekilde konuşmaya devam ederek mutfağa geçtiler…